Yazılarımız

Ara 16 2020

Michael Connolly

Çev. Dilruba Akdağ

Hicran Başceyhan

Selin Berfin Kayhan

Ne büyük mucize bize verilen bu ses! İnsan sesinin, bir şarkının melodisini ve sözlerini devasa, dinamik bir duygusal aralıkta yeniden üretebilmesi hayret verici! Şarkı söylemenin, konuşmanın nadiren yapabileceği bir şekilde dinleyicileri etkilemesi olağanüstüdür.

Şarkı söylemeyi en gizemli kılan, biz çoğu şarkıcının nasıl yaptığımızı gerçekten bilmeden bu sesi üretmesidir. Bir kişi iyi bir kulak ve müzik içgüdüsüne sahip olduğunda, vücudun kendi enstrümanı hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan veya eğitim almadan şarkı söylemesi mümkündür. Sesimiz, Tanrı’nın bize kalıtım ve doğa yoluyla bahşettiği bir armağandır. Ancak şarkıcılar olarak bizim onu nasıl geliştirdiğimiz, Tanrı’nın armağanına verdiğimiz yanıttır. Nasıl ki bir atlet veya dansçı fiziksel becerilerini geliştirebiliyorsa her insan sesi de geliştirilebilir. Gerekli fiziksel beceriler, pratik yapmak için gereken zaman, başka bir insanın kelimeler ve resimler yoluyla tarif ettiği şeyi kendi bedenimizde hissetmeyi öğrenmenin zorluğu gibi nedenlerden dolayı şarkı söyleme becerisinde ustalaşmak zordur. Fakat zor da olsa çabalamaya değerdir.

Bu makale, sesin şarkı söyleme işlevi hakkında öncül bilgiler sunmaktadır. İlk kısım, insan anatomisinin ilgili bölümlerinin bir açıklamasıdır. Böylece vücudunuz hakkında, şarkı söylemenizi geliştirecek şekilde düşünmeye başlayabilirsiniz. İyi dans etmek gibi iyi şarkı söylemek de bedenin ve zihnin bir arada, aktif bir şekilde çalışmasını gerektirir.

Postür (Duruş)

Dik durun! Evet, anneniz bu konuda haklıydı. İyi şarkı söylemek için doğru bir postüre sahip olmanız gerekir. Vücut dengede ve harekete hazır olmalı. Kafa; boyun ve sırt üzerinde rahat bir şekilde yüksek ve ileriye bakar bir pozisyonda durmalı. Omuzlar yukarı doğru ve gergin değil, aşağıda ve rahat olmalı. Göğüs, sanki kendinizle gurur duyuyormuşsunuz gibi dik tutulmalı; ancak esas duruşta bekler gibi sert olmamalı. Her an hareket etmeye hazır bir şekilde durmalısınız. Ağırlık eşit bir şekilde dağıtılmış olarak, bir ayak diğerinin biraz önünde olmalı. Dizler sabit durmalı ama kilitli olmamalı. Şarkı söylemek için oturmanız gerekiyorsa, sandalyenin ön kısmına doğru hareket edin, arkanıza yaslanmayın. Kambur durmak iyi nefes almayı engeller. Her an hızla kalkmanız gerekiyormuş gibi oturmalısınız. İyi bir şarkıcı ayakta dururken ve otururken etkin bir pozisyondadır.

Ses

İnsan sesinin üç temel unsuru vardır:

1) Nefes mekanizması

2) Gırtlak (larenks)

3) Boğaz ve ağız

Nefes Mekanizması

Basitçe ifade etmek gerekirse akciğerler tembeldir. Evet, onları kullanarak nefes alıp veririz ama nefes alıp vermeyi onlar sağlamaz. Akciğerler kendi kendilerine şişmez ya da kasılmazlar. Bu olay göğüsteki ve karındaki karmaşık bir kas grubu tarafından gerçekleştirilir. Bu kasların en önemlisi diyaframdır. Biz şarkıcılar, diyaframdan çokça bahsetmeye bayılırız ama büyük bir çoğumuz onun tam olarak nerede olduğunu ya da ne yaptığını bilmeyiz. Bize her zaman “Diyaframdan söyle.” denir. Peki, bu ne anlama gelir?

diyafram

Resim 1: gevşek (düz çizgi) ve kasılmış (noktalı çizgi) diyaframın anahat görünümü

Diyafram, göğüs boşluğuyla karın boşluğunu ayıran bir kastır. Göğüs kafesinin (kaburgaların) altında bulunur ve alt sınırı gövdeyi (torso) ikiye ayırır. Dinlenme veya gevşeme anında kubbe şeklindedir. Kasılınca yassılaşır. Bu, akciğerlerde vakum oluşturur ve onları havayla doldurur.

Diyaframı paraşüte benzetmeyi seviyorum. Daha önce bir grup çocuğun bir paraşütü şişene kadar kaldırdığını ve yere indirdikçe eğlendiğini gördünüz mü? Diyaframın gevşeme anını o şişkin paraşüt şeklinde, kasılma anını da havanın tamamen boşaldığı düz hâli şeklinde düşünün.

Şarkı söylerken göğüs rahat bir yükseklikte sabit kalır, her nefeste yükselmez; omuzlar rahat ve aşağıdadır. Nefes alırken karın dışarı doğru genişler. Tüm o hayati organlar diyafram tarafından yerlerinden edildiğinde gidecekleri bir yer gerekir! Tüm bunlar hızla gerçekleşir. Ancak tersinin yavaş gerçekleşmesi şarkı söylerkenki nefes kontrolü hilesidir. Şarkıcıların diyaframın kolayca rahatlayıp tüm havayı tek nefeste boşaltmasını önlemesi gerekir. “Diyaframdan söylemek” ses üretirken havanın düzenli akışını sağlamayı gerektirir.

Şarkı söylemenin zor yanı nefes kontrolüdür. Nefes kontrolü, pasif bir jimnastik egzersizi gibidir. Bu durum hem güçlü hem de yumuşak şarkı söylerken geçerlidir. Yüzünüzün, göğsünüzün ve omuzlarınızın şarkı söylemenin kolay olduğu izlemini vermesini istersiniz; ancak alt bedeniniz sıkı çalışır. Bir ördeğin nasıl yüzdüğünü hatırlayın: Su yüzeyinde zarifçe süzülür; ancak suyun altında deli gibi kürek çekmektedir.

Temel Nefes Egzersizleri

Şarkıcıların bu şekilde nefes alıp vermenin nasıl hissettirdiğini öğrenmesi gerekir. Bu, genellikle içgüdüsel olarak yaptığımız bir şey değildir. Karnın nasıl hareket etmesi gerektiğini öğrenmek için, göbek deliğinizin üstüne bir kitap koyarak sırt üstü uzanın. Nefes alıp verin ki kitap yükselip alçalsın. Göğsü sabit tutmak çok önemli! Sonra yavaşça 4 sayıda nefes alın ve 4 sayıda nefes verin. Kitabı düzenli bir şekilde hareket ettirin. Son olarak, 4 sayıda nefes alın ve 8 sayıda “tıs”layarak nefes verin. Geliştikçe “tıs”lama süresini 12 ve 16 sayıya çıkarın. Eğer doğru yapıyorsanız kitap yavaş yavaş alçalacaktır. Kitap alçalmak istediğinde kitabı yavaşta ittirerek ona karşı koyun. Çökmesine karşı koymak nefes kontrolünün temelidir. Aynı egzersiz kitapsız, 4 ayak üzerinde (masa pozisyonu) veya ayakta ve eller başın arkasındayken de yapılabilir. Bu pozisyonların avantajı, göğsünüzü sabit durması için zorlayarak daha aşağılara nefes almaya odaklayabilmektir.

Eğer gereken enerjiyi hissetme ve bu enerjinin nerede hissedileceği konusunda sorun yaşıyorsanız dirsekleriniz yanlarınızda, bel hizanızda yeterince ağır (5-6 kg) bir şeyi tutarken şarkı söylemeyi deneyin. Bir sonraki egzersizi bir partnerle deneyebilirsiniz. Yeniden dirsekleriniz yanlarınızdayken avuç içlerinizi yukarı kaldırın. Partneriniz avcunuzu aşağı doğru bastırırken siz kollarınızı yukarıda tutmaya çalışarak şarkı söyleyin. Bu iki egzersiz de diyafram ve karın kaslarını şarkı söylemeye yardımcı olacak şekilde çalıştırır.

Gırtlak (Larenks)

Herhangi bir ses çıkarabilmek için bir şeylerin titreşmesi, bir şeylerin titreşmesi için ise enerji gerekir. Soluk alıp verme mekanizması sesin güç kaynağıdır. Titreşen ise larenks’teki ses telleridir. Düzgün nefes kontrolü ses telleri için düzenli bir hava akışı üretir. Şarkı söylemek üzereyken ses telleri glottisi, yani ses telleri arasındaki açıklığı, neredeyse kapatacak kadar bir aradadırlar. Hava, glottisin açılmasını zorlar. Ses telleri bir araya toplanırlar ve aynı işlem titreşim oluşturacak şekilde tekrar eder. Orta “Do/C” sesi ile aynı oktavdaki “La/A” sesini (A4) çıkarabilmek için ses tellerinin saniyede 440 kere açılıp bir araya gelmesi gerekir.

glottis1

Resim 2: ses tellerinin ve glotisin basitleştirilmiş yukarıdan görünümü

İdeal vokal atağı, ses telleri bir aradayken aynı anda hava akışının başlamasıyla gerçekleşir. Aslında hava akışı vakum oluşturarak glottisin kapanmasına yardımcı olur ve hava basıncı kapalı ses tellerinin kas gerilimini aşar. Bu inanılmaz etkili sistem, şarkıcı glottis’i sıkıca kapattıysa ve hava basıncıyla patlatarak açtıysa başarısız olur. Sonuç, çirkin ve aslında ses için tehlikeli olan glottal attack veya stroke olarak adlandırılır.

glottis 2

Resim 3: ses tellerinin kapatıldığındaki görünümü

Düzgün Bir Vokal Atağı İçin Egzersizler

Ses telleri neredeyse kapalı durumdayken hava akımıyla birlikte düzgün bir biçimde titreşim başlatmayı birçok insan kolay bulur. Bu tekniği bilmiyorsanız şu egzersizleri deneyin: ‘m’ veya ‘n’ harfi ile mırıldanmaya başlayın. Sonra mırıldanmayı “ah” sesine açın. Sonra yalnız “ah”la başlayın. Bu, şarkıcının başlamadan önce şarkı söylemeyi düşünmesine yardımcı olur.

Glottal stroke devam ederse, “ah”ı başlatmak için bir ‘h’ kullanılabilir. Bu, titreşim başladığında glottisi açık olmaya zorlar. Ancak her kelimeye bir ‘h’ ekleme alışkanlığı edinmeyin. Sadece hayal edin.

Boğaz ve Ağız

Boğaz ve ağız bölgelerini sesin duş kabini olarak düşünebiliriz. Gırtlakta üretilen titreşim aslında epey küçük ve cazibesizdir. Biz şarkı söylerken duş kabininde oluşan etki gibi boğaz ve ağız da bu titreşimi değiştirir: Sesi yükseltir ve güzelleştirir. Sesli ve sessiz harfler; boğaz, ağız ve dilin şeklinin ve pozisyonunun değişmesiyle oluşturulur.

Gırtlakta üretilen titreşimi güçlendirmek için boğazda ve ağzın arkasında boşluk gereklidir. Şan hocaları ve koro şefleri genellikle sizden açık bir ağızla şarkı söylemenizi ister. Yumuşak damak, küçük dilin bağlı olduğu yer, esnediğimizde olduğu gibi yükselmelidir.Armut şekli bazen bu açıklığı görselleştirmek için kullanılır. Söz konusu armut şekli aslında ağzın içindeki boşluğun formudur. Ağzınızda, öne küçük ve arkaya büyük kısmı denk gelecek şekilde bütün bir armut olduğunu düşünebilirsiniz. Bu şekil, tam ve yuvarlak bir ses üretir.

Çene, aşağı ve biraz geriye hareket edebilecek şekilde gevşek tutulmalı. Sesli harfleri telaffuz ederken dil genellikle düzdür. Sessiz harflerin telaffuzunda dudaklar ve dil etkindir. Tembel diksiyona sahip şarkıcıların ne dediği tam olarak anlaşılamaz. Diksiyon hakkında daha fazla bilgi edinmek için, solistlere yönelik hazırladığım ve 1990 yazında GIA Quarterly’de yayımlanan “But I Can’t Understand the Cantor, or ‘Say What?’”[1] başlıklı makaleme bakabilirsiniz.

Ağız ve Boğaz İçin Egzersizler

Hoş bir tını için gereken açıklığı üretirken ağız ve boğazın ne yapacağını fark etmek şarkıcılar için çok zor olabilir. Yumuşak damağın nerede olduğunu hepimiz biliyoruz çünkü esnediğimizde onu geriyoruz. Esnerken kendinizi dikkatle izleyin. İçerdeki boşluğu hissedin. Zamanla kontrol etmeyi öğrenebiliriz. Doktorun küçük dilinize bir dil çubuğu ile dokunmak istediğini hayal edin. Küçük dilinizi çubuktan uzaklaştırmaya çalıştığınızı hayal edin. Bu, yumuşak damağı kaldırmayı gerektirir.

Çeneyi rahatlatmak için “ya, ya, ya, ya, ya” egzersizi yapabilirsiniz. Ağzınızı rahatça açın ve çeneyi olabildiğince az hareket ettirin. “Ee-ah” yerine “üü-ah” diye düşünmek yardımcı olacaktır. Ellerinizle çenenin yan taraflarına nazikçe masaj yapmak, çenenin gevşemesine yardımcı olacaktır. Gevşemiş bir çene, içeride gereken alanı sağlamaya yardımcı olur.

Tiz sesleri iyi söylemek zordur. Öncelikle postürünüzü ve nefes yönetiminizi kontrol edin. Ağzınızın arka kısmında açıklık olduğundan emin olun. Bu, tiz sesleri söylemeyi kolaylaştırır. Başınızı dik tutun. Tiz sesler için kafayı yukarı kaldırmak o açıklığın çoğunu kapatır. Bir sireni taklit etmeyi deneyin, epey yüksekten başlayıp düşük bir sese yavaşça inin. İçerideki açıklığı hissedin. Ayrıca bir baykuş gibi ötmeyi deneyin. O alanı hissedebildiğinizde sürekli bir “uu” sesi çıkarın. Bu bir falsetto sesidir. Bu teknikle sesimiz güç ve güven kazanır ve tiz seslere çıkmak kolaylaşır.

Şarkıcılar vokal eğitimi için bir müzik direktörüne veya özel bir öğretmene ihtiyaç duyarlar. Özel öğretmen güçlü yönlerinizi fark etmenizi sağlar ve zayıf yönleriniz için egzersizler önerir. Grup dersleri genellikle üniversitelerden ve halk eğitim merkezlerinden alınabilir. Bir kitaptan şarkı söylemeyi öğrenmek, suya hiç girmeden yüzmeyi öğrenmek gibidir. Bu size bir fikir verebilir; ancak öneri ve geri bildirim için başka birinin rehberliği ve teşviki gereklidir.

Michael Connolly, “The Singing Voice: A Basic Operating Manual”, güz 1991, GIA Publications, Haziran 2017 tarihinde erişilmiştir. <https://npm.org/wp-content/uploads/The-Singing-Voice.pdf> Yazar ve GIA Publications izniyle çevrilmiştir. Metindeki vurgular yazara aittir.(ç.n)

[1] https://npm.org/wp-content/uploads/But-I-Can_t-Understand-the-Cantors.pdf

Bir Cevap Yazın